Yeni Blog Yazısı 11 blog kapağı
Diş Eti Sağlığı / Periodontoloji24 Haziran 20265 dk okuma

Diş Eti Çekilmesi ve Periodontitis: Nedenleri, Belirtileri ve Klinik Yaklaşım

Diş etlerinin geriye doğru hareket ederek diş köklerini açığa çıkarması, sadece estetik bir problem değil, altında yatan derin bir kemik erimesinin veya hatalı ağız hijyeninin göstergesi olabilir. Bu makale; diş eti çekilmesinin anatomik nedenlerini, periodontitis enfeksiyonu ile olan ilişkisini ve erken dönemde fark edilmesi gereken klinik belirtileri bir okuyucu rehberi olarak ele almaktadır.

Diş Eti Çekilmesi ve Periodontitis Kavramlarının Anatomik Karşılığı

 Diş eti çekilmesi, marjinal diş eti dokusunun dişin kuron kısmından kök yüzeyine doğru yer değiştirmesi ve kök sementinin ağız ortamına açığa çıkması durumudur. Tıp literatüründe bu durum periodontitis ile sıklıkla karıştırılmaktadır. Diş eti çekilmesi; hatalı ve sert diş fırçalama, yüksek kas bağlantıları veya diş gıcırdatma gibi mekanik nedenlerle tek başına görülebilirken; periodontitis, dişi çevreleyen alveolar kemiğin mikrobiyal dental plak nedeniyle yıkıma uğradığı kronik inflamatuar bir hastalıktır. Her iki durumda da ortak sonuç, dişlerin çürümeye karşı savunmasız kalması, termal hassasiyetlerin artması ve tedavi edilmediğinde dişlerin destek dokularını kaybederek lüksasyona, yani sallanmaya başlamasıdır. Yaşın ilerlemesiyle birlikte dokuların elastikiyetini kaybetmesi ve kümülatif hasarlar çekilme ihtimalini artırsa da, genetik ve çevresel faktörlere bağlı olarak genç yaş grubunda da agresif çekilmeler gözlenebilmektedir.

Diş Eti Çekilmesi ve Periodontitis Hastalığının Erken Dönem Belirtileri

 Klinik patolojinin erken evrelerinde en yaygın görülen semptom, diş fırçalama esnasında veya elma, ayva gibi sert gıdalar tüketilirken marjinal dokularda kolayca meydana gelen kanamalardır. Sağlıklı diş eti soluk pembe renkte ve portakal kabuğu görünümündeyken; enfeksiyon altındaki dokularda vasküler konjesyon, yani kan damarlarının genişlemesi nedeniyle belirgin bir morarma, kızarıklık ve ödem kaynaklı kabarıklıklar gözlenir. Bakteri plağının diş eti cebinde ürettiği uçucu sülfür bileşikleri ise hastanın günlük yaşam kalitesini düşüren kronik bir ağız kokusuna yol açar. Dokulardaki bu akut hararet dönemleri, zaman zaman spontan veya üzerine bastırıldığında ortaya çıkan künt bir diş eti ağrısı ile kendini belli eder.

İlerlemiş Vakaların Seyri ve Fonksiyonel Bozukluklar

 Hastalık tedavi edilmeden kemik seviyesine doğru ilerledikçe, dişleri tutan destek kemik miktarı azalır ve diş etleri kök yüzeyine doğru çekilir. Bu durum, klinik diş boyunda gözle görülür bir uzamaya ve dişlerin arasında daha önce var olmayan siyah üçgen boşlukların (diastema) oluşmasına neden olur. Diş köklerinin koruyucu mine tabakasından mahrum kalması, sıcak ve soğuk gıdalara, asitli içeceklere, hatta ileri vakalarda sadece nefes alıp verirken içeri giren soğuk havaya karşı bile şiddetli bir sizi ve dentin hassasiyeti tetikler. Alveolar kemik desteğinin kritik seviyenin altına düşmesiyle, dişler soket içinde stabiliteyi kaybederek sallanmaya başlar. Bu durum çiğneme esnasında akut ağrılara sebebiyet verirken; hasta dişlerini kapattığında veya bir gıdayı ısırdığında, dişlerin birbiriyle olan oklüzal ilişkisinde yani kapanış uyumunda bozulmalar hissedilir. Bu safha, müdahale edilmediği takdirde geri dönüşü olmayan spontan diş kayıplarının habercisidir.

Bilimsel Kaynakça

  • Newman, M. G., Takei, H. H., Klokkevold, P. R., & Carranza, F. A. (2018).
  • Carranza's Clinical Periodontology. Elsevier Health Sciences. Lang, N. P., & Lindhe, J. (2015).
  • Clinical Periodontology and İmplant Dentistry. John Wiley & Sons. Tonetti, M. S., Greenwell, H., & Kornman, K. S. (2018).
  • Staging and grading of periodontitis: Framework and proposal of a new classification and case definition. Journal of Periodontology.